GRİ OKSİJEN DENGESİ

GRİ OKSİJEN DENGESİ

₺13.00 Regular Price
₺10.40Sale Price

ŞİİR

 

 

  • ŞİİRLERDEN SEÇMELER

    ATLANTİS

     

    Pencereyi sırlayıp yüzüme tuttum

    Yalınayak kış imgeleri

    Belli ki fırtınalar arasında geçmiş zaman

     

    Koşmadan duramayan çocuk değilim

    Kalbime saplı bıçak

    Gri sayfalarında kuru bir dal gibi

     

    Sahi kaç yaşındayım ben

     

     

    EVRENSEL ÇEKİM YASASI

     

    Sır kalmaz elbet

    Nietzsche'yi okuduktan sonra

    Yüzü bulutludur korkunun

    Kaybolur labirentin mahrem sokakları

     

    Yüzleştiğim yüzümdeki maskedir

    Tek hamleden habersiz

    Çekim yasası böyle görünüyor

    Uzaklaşınca evrenin bir köşesine

    O zaman Tanrı’yı düşünürüm

    Düşlerimden daha yakın

     

    Hepsi ben ölünceye kadar

     

     

    SİMURG

     

    Hisar önünde gördüm seni, yanında bir çocuk

    Gözleri tutsak

    Çiğneyip geçtin ayağının tozuyla, olgunlaşıp

    Elmaların rengi düşüyor karatahtaya

     

    Kar taneleri düşünce çocuk olurdun

    Karşı kıyıda el sallayan umudun üstüne

    Yorgun düştün

    Dal olmuş bir çocuk alfabesi uzakta

     

    Salınır yıldızlar

    Üşümen geçer

    Bir genç takla atar çok katmanlı odada

    Yalnızlık soğukta kalır

     

    Yedi dipsiz vadi aşılır

    Bilgi ağacının dallarında

    Her yanın orman

    Baktım, kar taneleri değiyor yüzüne

     

     

    YEDİ BULUT ÖTESİ

     

    Dünyanın sonuna yağıyor kar, sessizce

    İçimizdeki kaldırımlara mı yoksa

    Bu yüzden mi kimsesiz, kurşun motifli

    Simgeler. Bir düş gördüm

    Horus, Ra, Amon piramitlerdeydi

    Kim bilir nereye saklandı peygamber

    Acının izinde tek tanık ben kaldım

     

    Yedi bulut ötesi

    Kaybolmuş Musa’nın tabletleri

     

     

    KÜL RENGİ

     

    Boşluğu kucaklıyoruz gizli bölmelerinde

    Demiri işleyen ihanet

    Kristal bulutlarda saklı / Akrep

     

    Kâğıttan binalara dokundum

    Yokluğun düştü gölgeme

     

    Künyesine hüzün yazılı, sırlarla kuşatılmış

    Yeni bir kitabenin siyah serabı

    Yanından geçtim, korktum bu yüzden, iç çektim

    Görünmez kâğıtlara döküldü mürekkebi

    İzlerini kumlara bıraktım

     

    Bulutlara asılı kaldı

    İkiz kule burçları

     

     

    SÜRGÜN

     

    Bakışlarının daha ötesi yok

    Veda bile edemedim

    Gölgesi güneş açan

    Gecenin ardında kimsesiz

     

    Daha ötesi askıya alınmış

    Kimi alır kimi bırakır hüzün

    Meridyenler kesişir savrulan öfkende

    Sancılı gençliğin sürgün

     

    PUSLU İKLİM

     

    Çoğaltır uçurum duygusunu

    Buz kesmiş kimliğin

    Günlüklerin kül biriktiren mahpus eli

    Silinmeye yüz tutmuş izlerin

     

    Tutkunun kör noktası

    Küflü beden

    Bunca yıl sırlarıyla saklanan ölüm

    Şimdi kumdan kalelerin dağılmış

    Kış renkli yılkı atı olmuşsun

    Hayallerin tuz kokuyor

    Hasretin, kuyuya atılan Yusuf

    Denizin bittiği yerde

    Üzeri zırhla örtülü karanlık

     

    Ve gölgen bile yok kapıdan çıkarken

     

    Kim kullanırsa kullansın

    Engerek uykuları bumerang olmasın

     

     

    BÜYÜK PATLAMADAN BERİ

     

    Çaresizliğim başına buyruk uçurum

    Ceviz kabuğuna sığan

    Dar zaman hangisi

    Hangi zaman hayal zaman

     

    Kafiyesi eğrilir sana doğru

    Tam bu noktada sınırlarından arınmış

    Sahibini arayan zaman

    Hangi zaman / Hayal zaman

     

    Eksi beş derece

    Yolda bulduğum hayal zaman

    Kraterlerinden sonsuzluğa uzanır

    Bize doğru daralan zaman