• Delikliçınar Dergisi / Hasan Çelikkol

HAYALDEN GERÇEĞE: TAŞ HEYKEL SANATI MÜZESİNE DOĞRU


HAYALDEN GERÇEĞE: TAŞ HEYKEL SANATI MÜZESİNE DOĞRU

Kültür, Sanat ve Tanıtım

Bugünlerde şehir merkezinden Pamukkale’ye doğru giderseniz 4. km de yolun sağ tarafından gelen çekiç seslerini duyarsınız ve etrafa yayılan toz bulutundan da orada yoğun bir faaliyetin olduğunu hemen fark edersiniz.

Burası; heykel yapım ustalarının çalıştığı bir yerdir. Her yıl heykeltıraşların yeteneklerini kol güçleriyle birleştirip bir ay boyunca çalıştıkları, heykel yaptıkları yerdir.

Burası; “Nihat Kömürcüoğlu Kültür Sanat Turizm ve Tanıtım Vakfı” Uluslararası Taş Heykel Kolonisinin çalışma alanıdır.

Çalışma alanını ilk görenlerin, “Biz bir müzeye mi geldik acaba?” diyerek hayret etmeleri çok olağandır. Çünkü Koloni çalışma alanında ve Kömürcüoğlu Mermer’in fabrika girişinde pek çok heykel görmek mümkündür ve bu heykeller çok değil, sadece 7 yılda Kolonide yapılmış heykellerdir.

Heykel Kolonilerine 7 yılda 40’ı aşkın ülkeden 293 kadın ve 327 erkek olmak üzere toplam 623 başvuru yapıldı. 873 proje değerlendirmeye alındı. Değerleme sonucunda 15 kadın, 50 erkek heykeltıraş ve 4 ressam Kolonilerde çalıştı ve 61 heykel, 4 resim yapıldı. Akademide kursiyerlerin yaptığı heykeller ve öğrencilerinin yaptıkları resimlerle bu sayı daha da arttı.

Yeni Koloni: 7. Kömürcüoğlu Uluslararası Taş Heykel Kolonisi

7. Uluslararası Taş Heykel Kolonisi, 5 Haziran – 7 Temmuz 2017 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Koloni için 47 ülkeden 128’i erkek, 36’ı kadın olmak üzere 164 sanatçı toplam 232 proje ile başvuruda bulundu, Koloni jürisinin yapmış olduğu değerlendirmeler sonucunda 5 farklı ülkeden 5 erkek ve 2 kadın heykeltıraş davet edildi.

Heykeltıraşlar: Adriano Ciarla – İtalya, Ebru Akıncı – Türkiye, Gao Meng – Çin, Işıl Şen – Türkiye, Marino Di Prospero – İtalya, Ming Sheng Wu – Tayvan, Serhii Sbitniev – Ukrayna

Yontucu der ki;

Taşları yontarım ben, üstüme düşer zaman

Kimse fark etmez güneş yaparım aslında

Kolay da değildir hani

Gökyüzüne merdiven kurarım

Aynaya ayna tutarım hükmedilmeyen

Sancılı mesafeleri koşarım hiç durmadan

Koloni etkinlikleri

Koloni bitiminin hemen ardından “Ege Taş Akademisi” adı altında heykel kursları düzenlenmektedir. Yurt dışından da katılımın olduğu bu etkinliklerde pek çok öğrenci ve kursiyer heykel yaptı.

Koloniye 4 usta ressam katıldı ve resimler farklı alanlarda sergilendi.

Koloni ve Akademiye katılan sanatçılar ile kursiyerler kültür ve sanat gezilerinde tarihi yerleri görerek uzman rehberlerden bilgi aldı. Her yıl Laodikeia, Hierapolis, Tripolis ve Afrodisias kültür ve sanat gezileri düzenlendi.

Her yıl Koloni ve Akademiyi kapsayan Türkçe ve İngilizce, uzman isimlerin yer aldığı Kataloglar hazırlanıp heykel sanatıyla ilgilenenlere dağıtıldı.

Prometheus’un İzinde

Kolonide 2 şiir kitabı yayınlanarak kültür alanına iki eser kazandırıldı.

“Umudun olduğu her yerde sabahın olacağına inanmışımdır. Çünkü umut varsa yaz yağmuruna tutulmuş gibi hissedersiniz ve bu hisse tutulmuşsanız da işiniz kolay demektir. İlham perilerinin gelmesine bile gerek yoktur. Dizeleriniz için, dizeler kaleminizin ucuna kadar geliverir sessizce.”

Her taş uzağa gidermiş ustasının elinde

Sonra bir anlam kazanıp dönermiş doğduğu yere

İnce rüzgârlarda uçar gibi, el değmemiş

Yeni sözler yeni cümlelerle

Okyanuslar dâhil

Dünyanın bütün kıtalarında

Hayalden gerçeğe: Taş Heykel Sanatı Müzesine doğru

2011 yılında başlanan sanat serüveninde Koloni heykeltıraşları yeni heykellerini yaparken, Akademi kursiyerleri de uzmanlaşma yolunda ilerlerken Nihat Kömürcüoğlu yapılan etkinlikleri vakıf çatısı altında devam ettirmek istiyordu. 2016 yılının sonunda bu isteğini gerçekleştirdi ve 2017 yılı Koloni etkinliklerini “Nihat Kömürcüoğlu Kültür Sanat Turizm ve Tanıtım Vakfı” altında düzenledi.

Artık Nihat Kömürcüoğlu’nun yeni hedefinde bir müze oluşturmak vardı.

Sonrasında da Kültür Kompleksi…

Eğer Kültür Kompleksi ve Müze yapma hayalini gerçekleştirebilirse turizm şehri olmayı hedefleyen Denizli’de heykelciliğe, sanata sürekli bir ilgi sağlayabilirdi. Üniversitelerde heykelcilik bölümü oluşturulmasının önünü açabilir, heykellerin kuşaklar boyunca sergilenmesini sağlayabilirdi.

Ünlü Mimar ve Akademisyen Doğan Kuban’ın bir yazısında belirttiği gibi “Musiki, resim, heykel ve bütün sanatlar, matematik, bilim, edebiyat ve felsefe kültür tarihinin içeriğiydi.”

Hayallerin kuşkusuz sınırı yoktu ve hayaller elbette çalışmayla gerçekleşebilirdi.

Şimdi bir romanın başrolündeyim

Onlarca heykelin tozlarından çıkıp

Haliyle saçlarımın beyazında yorgunluk

Peşine düşüyorum gerçeklerin

Issız, yabancı, bilmediğim ülkelerin

Bir bir ortaya çıkartıyorum damıtılan sevinci

Sesimde mavi köpüklü dalgalar

Odalarımda esinti

Anlıyorum ki rüyalar da yaşanıyormuş

Taze limon kokusunun tarifi içinde

Okyanuslar dâhil

Dünyanın bütün kıtalarında

Not: (1) Bu yazı yayınlandığında

“Uluslararası Taş Heykel Kolonisi” bitmiş olsa da “Ege Taş Akademisi” devam ediyor olacaktır. Akademideki kurs çalışmaları 10 Temmuz – 28 Temmuz 2017 tarihleri arasında Pamukkale yolu 4. km Korucuk adresinde Kömürcüoğlu Mermer Koloni alanında yapılmaktadır (2) Dizeler “Çekiç Sesleri” adlı şiir kitabından alınmıştır.