• Hasan Çelikkol / Stone&Life Dergisi

SESSİZLİK YEMİNİ


SESSİZLİK YEMİNİ

Yontu der ki; Belki bilinmeyen bir dünyada Kayıp uygarlıkların yontusuyum Üstümde yedi sabah figürü Gölgesiz bir umudum Sözlerim yalan söylemez Kocaman bir dağ akar üstüme Kimliğim kayıp değildir ama Yine de tutsağım dizelerin kıyısında Yasak öykülerde seni düşünürüm Saçlarım yana düşer sıcak ve tozlu Yüzüm yanar güneşten Düş olur dağların ardını görürüm sessizce Bilirim gözleri bağlı kadın suretindeyim Rüyaların rengi gibi en küçük zerremde sızı Sorarım bu yüzden beni ben yapan ellere Gözlerim neden böyle kapalı diye Yontucu der ki; Taşları yontarım ben, üstüme düşer zaman Kimse fark etmez güneş yaparım aslında Kolay da değildir hani Gökyüzüne merdiven kurarım Aynaya ayna tutarım hükmedilmeyen Sancılı mesafeleri koşarım hiç durmadan Bilirim gözleri bağlıdır yontumun Durur taşların sessizliğinde Oysa ne çok tüketmiştir aşkı, acıyı, yalnızlığı Görünen ve görünmeyen labirentinde Bekler, Prometheus gibi ateşi çalan birini Uyanır sabah Sessizlik yemini bozulur belki

1/4
Search By Tags
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic
Follow Us