• Düş ve Mitos

AŞK ÜZERİNE GÜZELLEME


Eksik cümleler kuruyorum öperken

Tutkuyla dudaklarından, son öpüş bu

Yağmuru vuruyor pencereme

Zihnimde adı olmayan yarı saydam bir çiçek

Yürüyorum kuşların ülkesine doğru

Yol üstünde yokluğu


Son paragrafına gelince tutsağı oluyorsun

Suç dünyasının bir yerinde uyuşturucunun

Bana olan da bu

Defterime yazdığım gibi

Yer çekiminden çok uzak kum tepelerindeki karıncaları

Görüyorum da kuşlar nerede bilmiyorum


Aklıma muhalif olması geliyor o an aşk acıtır diyenlere

Acıtan aşk değil, mimozaların yalnızlığı

Ayrılık rüzgâr gibi esiyor insanın içinde

Koyu karanlıktan çıkarıp mağara duvarına çiviliyor

Haramiler bulsun diye

Sonra bakıyorsun rüyadasın yine sevgilinin kollarında


Ne doğru

Ne yanlış

Ay ışığında bilenmiş harlı bir hançerle bitse de

Hepimiz aynı ipin üstünde yürüyoruz

Aşkın sırrı bu

Tüm kırmızılar yangın


Hasan Çelikkol - 2021/15


Resim: Yalnızlık: Kağıt üzerine akrilik, 21x30 cm

  • Düş ve Mitos

YAĞMUR ÇOK YAĞDI


Belirsiz bir zamirle konuştum hep

Kime ait olduğunu bilmediğim mağaralarda

Büyüdüm duvarlarına baka baka

Siyah kumun ayazında, çırılçıplak


Kimdim, nereden gelmiştim ve neden

Pusuya yatmış kalp ağrısı vardı göğsümde

Hiç kimse anlatmadı gecenin rahmini kim bozdu

Yankılanırken dinozorların öldüğü son günü


Bir sabah mağaradan çıktım, etraf çok sessiz

Derenin kıyısında yıkanan

Dağınık saçlı bir yalan bekliyordu beni, isyankâr

Ve suç ortağımın dudağından düşen ben

Kör oldum


Yavaşladı zaman, hiçlikten birkaç saat çaldım

İbrahim’i ateşe, Yusuf’u kuyuya ben attım

Ne yargı ne hapis, sadece kül serpildi üstüme

Kendi parmaklarıyla yazdı Tanrı on emri

“Öldürmeyeceksin” dedi, yağmur çok yağdı

Soylu atlar çok ıslandı

Şarabını paylaştığım sözcükler yok oldu

Ve kanlarında boğuldu insan


Sonra çocuklar doğdu yeniden


Hasan Çelikkol - 2021/11


Resim

: Gecenin ortasında tek başına, Kâğıt üzerine Akrilik 21x30 cm.

  • Düş ve Mitos

Yok olmaya yakın dünya, çökerken

Üstünü çiziyor her şeyin

Dikenli bir tacın öfkesiyle

Yanardağların kraterinden atıyor aşağı

En derinliklerine

Seni seviyorum bile diyemeden

Açmaya yüz tutan çiçeklerimle

Canım yanıyor yoğun bakımlarda olmak bin cehennem

Çok uzak bir yerde kesik kesik ağlıyor annem


Bütün çiçekler aynı renk değil

Uçurumun kıyısındayken sonsuz sabırla yanımızda

Yüz aynı yüz

Zaman sarmalındaki kahraman

Tül perdelerin arkasından bakıp çıkın diyor

Uykunun karanlığından


Biliyorum, içindeki Hippokrates söylüyor bunu

Resim Tuval üzerine akrilik, 25x35 cm

  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic
Takip edin